DEM Parti Hakkari İl Örgütü’nden 16 Mart Açıklaması
DEM Parti Hakkari İl Örgütü, 16 Mart’ın Halepçe Katliamı ve Beyazıt Katliamı’nın yıl dönümü olması vesilesiyle bir basın açıklaması yaparak, bu iki acı olayı unutmadıklarını ve sorumlularını lanetlediklerini belirtti.
Açıklamada, 16 Mart’ın Halepçe’de Saddam Hüseyin rejimi tarafından gerçekleştirilen soykırımın ve İstanbul Üniversitesi önünde devrimci öğrencilere yönelik düzenlenen bombalı saldırının yıl dönümü olduğu hatırlatıldı.
“Halepçe, Enfal Operasyonu’nun Bir Parçasıydı”
DEM Parti açıklamasında, Halepçe Katliamı’nın yalnızca 16 Mart 1988’deki kimyasal saldırıyla sınırlı olmadığı, Saddam Hüseyin rejiminin Irak Kürdistanı’nda gerçekleştirdiği geniş çaplı Enfal Operasyonu’nun bir parçası olduğu vurgulandı. 29 Mart 1987’de başlayan ve 23 Nisan 1989’a kadar süren bu operasyon kapsamında Saddam Hüseyin’in yeğeni, "Kimyasal Ali" lakaplı Ali Hassan Majid’in yetkilendirilmesiyle Kürtlere yönelik sistematik bir soykırımın gerçekleştirildiği ifade edildi.
Bu süreçte yüz binlerce Kürd’ün hayatını kaybettiği, yalnızca Enfal Operasyonu sırasında öldürülen Kürd’lerin sayısının 180 bin ile 210 bin arasında olduğu tahmin edildiği belirtildi. 16 Mart 1988’de başlatılan kimyasal saldırılarda ise Halepçe ve çevresinin hedef alındığı, bu saldırılar sonucu 12 bin insanın yaşamını yitirdiği hatırlatıldı.
Beyazıt Katliamı ve Failli Meçhul Cinayetler
DEM Parti, 16 Mart 1978’de İstanbul Üniversitesi önünde devrimci öğrencilere yönelik gerçekleştirilen Beyazıt Katliamı’nı da andı. Açıklamada, kontrgerilla ve sivil faşistler tarafından düzenlenen bombalı saldırıda 7 öğrencinin hayatını kaybettiği, 41 öğrencinin ise yaralandığı hatırlatıldı. Olayın ardından yıllarca süren hukuk mücadelesine rağmen dava dosyasının kapatıldığı ve Beyazıt Katliamı’nın diğer faili meçhul cinayetler gibi karanlıkta bırakıldığı vurgulandı.
“Katliamlarla Özgürlük Mücadelesi Engellenemez”
DEM Parti Hakkari İl Örgütü, açıklamasında Halepçe Katliamı’nın yalnızca Saddam Hüseyin’in sorumluluğunda olmadığını, uluslararası güçlerin de bu süreçteki rollerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti. Tarihin, baskı ve şiddetle özgürlük ve eşitlik mücadelesinin geçici olarak bastırılabileceğini ancak engellenemeyeceğini gösterdiği ifade edildi.
Açıklamada, hangi silah veya yöntem kullanılırsa kullanılsın, katliamların demokrasi ve adalet mücadelesini durduramayacağı vurgulandı. DEM Parti olarak, 16 Mart’ta Halepçe Katliamı’nı ve Beyazıt bombalamasını gerçekleştirenleri bir kez daha lanetledikleri belirtildi.




