HABER MERKEZİ
Parklar Yanıyor, Vicdanlar Sessiz: Bu Çocuklara Kim Doğruyu Öğretecek?
Hakkari’de dün gece kundaklanan çocuk oyun parkı, sadece bir parkın yanması değil; aynı zamanda toplum olarak yüzleşmemiz gereken acı bir gerçeği de gün yüzüne çıkardı. Eğer bu saldırı gerçekten çocuklar tarafından gerçekleştirilmişse, asıl yangın çocukların zihninde ve vicdanında çıkmış demektir. O zaman sormamız gereken sorular şunlar olmalı:
Hakkari’nin Parkları Alarm Veriyor
Ne yazık ki bu tekil bir olay değil. Hakkari’nin birçok mahallesinde bulunan çocuk parkları, son dönemlerde sistematik biçimde tahrip edilmiş durumda. Kırılan salıncaklar, parçalanmış kaydıraklar, yakılan oturma alanları ve çöpe dönüşmüş oyun sahaları, şehrin dört bir yanında benzer bir manzara çiziyor. Bu parkların büyük kısmında yapılan onarımlar kısa sürede tekrar zarar görüyor. Oysa bu alanlar çocukların oyunla büyümesi, sosyalleşmesi ve güvenli bir ortamda vakit geçirmesi için tasarlandı. Ancak aynı çocuklar, o alanlara zarar veriyor. Peki, neden?
Bu Çocuklar Nereden Öğrendi Yakmayı?
Bir çocuk, neden kendi oynadığı, eğlendiği, neşesini yaşadığı bir parkı yakar ya da tahrip eder? Neden oraya zarar vermek ister? Bu, sadece bir parkın kundaklanması değil; aynı zamanda eğitimin, aile içi iletişimin, toplumsal değerlerin sorgulanması anlamına gelir. Bu çocuklara şiddeti, öfkeyi ve yok etmeyi kim öğretiyor?
Ebeveynler Nerede?
Aileler, sadece çocuklarını beslemekle, giydirmekle değil; aynı zamanda doğruyu yanlıştan ayırt etmeyi öğretmekle de sorumludur. Bir çocuk, oyun alanını yakacak ya da parçalayacak kadar kontrolsüz bir öfkeye sahipse, bu sadece onun suçu değildir. Ebeveynin, çevrenin, toplumun da payı vardır. Sadece parkları değil, çocukların ruh halini ve davranış biçimlerini de onarmamız gerekiyor.
Toplum Olarak Sorumluluğumuz Ne?
Bu olay, bizlere çocuklarımızla olan bağımızı, onları ne kadar anladığımızı ve yönlendirdiğimizi yeniden sorgulatmalıdır. Parkları yakarak ya da kırarak büyüyen bir nesil, yarın neyi yıkacak? Kendi geleceğini mi, başkalarının hayalini mi? Bu çocuklara sevgi, merhamet ve sahiplenme bilinci verilmedikçe, sadece parklar değil, toplumsal huzur da birer birer kül olur.
Yetkililerden Öte, Vicdanlar Harekete Geçmeli
Elbette emniyet birimleri olayların faillerini bulacaktır. Elbette gereken cezai işlemler uygulanacaktır. Ancak asıl çözüm, bu tür olayların hiç yaşanmamasını sağlamaktır. Bunun için yalnızca polis değil, her anne baba, her öğretmen, her birey sorumluluk almalı; çocukların zihinlerinde yangın çıkmadan önce orayı iyilikle, sevgiyle ve bilinçle doldurmalıdır.




