Platform adına açıklamayı okuyan DBP İl Eşbaşkanı Pınar Yalçın, yaşananların tüm boyutlarıyla soruşturulmasını isterken, demokratik entegrasyon sürecinin diyalog, müzakere ve halkların iradesi temelinde ilerletilmesi çağrısında bulundu.
Colemêrg Demokratik Kurumlar Platformu adına açıklama yapan DBP İl Eşbaşkanı Pınar Yalçın, Suriye ve Kobanî’de yaşanan son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yalçın, Haseke Tugayı bünyesinde görev yaparken kaçırılarak katledildiği belirtilen Sîpan Hiznî ile Kobanî Cezaevi’nde çıkan yangında yaşamını yitiren 9 tutsağı anarak, olayların kapsamlı ve şeffaf şekilde soruşturulmasını istedi.
“Yaşananlar Aşiretsel ya da Bireysel Bir Mesele Değil”
Platformun açıklamasını kamuoyuyla paylaşan Yalçın, Sîpan Hiznî’nin katledilmesinin ardından demokratik tepkisini ortaya koyan halka yönelik saldırı, gözaltı ve tutuklamaların Suriye’de başlatılan demokratik entegrasyon sürecine yönelik bir provokasyon olduğunu savundu.
Yaşananların aşiretsel ya da bireysel bir mesele olarak gösterilmesine karşı çıkan Yalçın, bunun olayların siyasal ve toplumsal boyutunu görünmez kılacağını ifade etti.
Kobanî Cezaevi’ndeki Yangına Dikkat Çekildi
Açıklamada, Sîpan Hiznî’nin katledilmesinin ardından Kobanî Cezaevi’nde çıkan yangında 9 tutsağın yaşamını yitirmesinin bölgedeki gerilimi daha da artırdığı belirtildi.
Yalçın, art arda yaşanan gelişmelerin tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini belirterek, olaylara karşı demokratik tepkisini göstermek amacıyla sokağa çıkan Kobanî halkına yönelik müdahalelere tepki gösterdi.
“Kobanî’ye Müdahale Yerel İradeye Müdahaledir”
Colemêrg Demokratik Kurumlar Platformu açıklamasında, geçici hükümete bağlı güçlerin Kobanî’ye girmesi ve halka müdahale etmesi de eleştirildi.
Yalçın, geçici hükümet ile Özerk Yönetim arasında imzalanan anlaşma kapsamında demokratik entegrasyon süreci devam ederken gerçekleştirilen müdahalelerin yerel iradeye ve demokrasiye müdahale olduğunu savundu.
“Demokratik entegrasyon sürecinin ilerleyebilmesi; halkların iradesine, eşitliğe, demokrasiye ve demokratik haklara saygı gösterilmesine bağlıdır” ifadelerinin yer aldığı açıklamada, sürecin askeri ve güvenlikçi yöntemlerle değil; diyalog, müzakere ve halkların özgür iradesi esas alınarak ilerletilmesi gerektiği vurgulandı.
Anadilde Eğitim İçin Yasal Güvence Çağrısı
Platform, Suriye’de kalıcı barış ve demokratikleşmenin yolunun halkların demokratik haklarının önündeki engellerin kaldırılmasından geçtiğini belirtti.
Kürt halkının yaklaşık 14 yıldır kullandığı belirtilen anadilde eğitim hakkının tartışma veya pazarlık konusu yapılmaması gerektiği ifade edilerek, bu hakkın kalıcı ve yasal güvence altına alınması istendi.
Geçici hükümete demokratik entegrasyon sürecinin sorumluluğuyla hareket etme çağrısı yapılan açıklamada, başta anadilde eğitim olmak üzere demokratik hakların yasal güvence altına alınması ve demokratik eylemlere yönelik müdahalelere son verilmesi talep edildi.
Üç Olay İçin Soruşturma Talebi
Yalçın, Colemêrg Demokratik Kurumlar Platformu adına yaptığı açıklamada; Sîpan Hiznî’nin katledilmesi, Kobanî halkına yönelik müdahaleler ve cezaevinde 9 tutsağın yaşamını yitirdiği yangının tüm boyutlarıyla soruşturulması çağrısında bulundu.
Demokratik entegrasyon sürecine zarar verecek güvenlikçi, dışlayıcı ve gerilimi artırıcı uygulamalardan vazgeçilmesi gerektiği belirtildi.
“Suriye’nin Geleceği Demokratik Uzlaşıyla Kurulmalı”
Açıklamanın sonunda tüm halklara, demokratik kitle örgütlerine ve uluslararası kamuoyuna çağrıda bulunuldu.
Colemêrg Demokratik Kurumlar Platformu, Suriye’de halkların eşit ve özgür yaşam iradesini, demokratik entegrasyon sürecini ve barış çabalarını zayıflatacak politikalara karşı ortak tutum alınmasını istedi.
“Suriye’nin geleceği halkların iradesi ve demokratik uzlaşı temelinde kurulmalı; çatışma, baskı ve gerilim politikalarına değil, eşitlik, özgürlük ve barışa dayalı demokratik bir yaşamın inşasına alan açılmalıdır.”





