Bölge Kan Kokuyor, Sessizlik Kulak Tırmalıyor
Van ve Hakkari’de son yıllarda art arda yaşanan kan davaları, toplumsal yapıda derin yaralar açmaya devam ediyor. Aileler arasında büyüyen husumetler, silahlı çatışmalara ve ölümlere dönüşüyor. Bu çatışmalar sadece bireyleri değil, mahalleleri, köyleri, hatta ilçeleri etkisi altına alıyor.
Ağa Denilenler Nerede?
Toplumda kanaat önderi olarak anılan, “ağa” sıfatıyla saygı gören birçok isim ise bu kanlı süreçlerde ortada görünmüyor. Oysa geçmişte barış sofraları kuran, arabuluculuk yapan bu kişiler bugün daha çok düğünlerde halay başında veya prodüksiyonlu sosyal medya videolarında boy gösteriyor.
Düğünlerde Sahnedeler, Barışta Gölgedeler
Düğünlerde lüks kıyafetleri ve şatafatlı görüntüleriyle “ağa” kimliğini sergileyen bu isimlerin, kan davası gibi ciddi konularda sessiz kalmaları kamuoyunda ciddi tepkilere neden oluyor. Halk, "Barışta yoksan, düğünde niye öndesin?" sorusunu soruyor.
Kanaat Önderliği Sadece Poz Vermekle Olmaz
Kanaat önderi olmak, yalnızca halayda başa geçmekle ya da lüks konvoylarla köye girmekle sınırlı bir sıfat değildir. Asıl görev, halkın en çok acı çektiği yerde, en çok ihtiyaç duyduğu anda elini taşın altına koymaktır. Toplum artık figür değil, çözüm arıyor.
Topluma Sorumluluk Hatırlatması
Barışa hizmet etmeyen bir unvan, halkın nezdinde anlamını yitirir. Ağalık; akan kanı durdurmakla, tarafları ikna etmekle, taziye evlerinde sessizce oturmakla değil, yüreğini ortaya koymakla olur. Bu duruş sergilenmediğinde, halkın güveni sarsılır.
Barış İçin Öneriler Masaya Konulmalı
Uzmanlar ve toplumsal aktörler, kan davalarının çözümü için somut adımlar atılması gerektiğini vurguluyor:
Her ilçede "Barış ve Uzlaşı Kurulu" kurulmalı, bu kurullarda kanaat önderlerine aktif rol verilmeli.
Yerel yönetimler ve müftülükler destekleyici kampanyalar yürütmeli.
Düğün, taziye, bayram gibi buluşmalar, barışın vesilesi olarak değerlendirilmelidir.
Yerel basın ve sosyal medya, barış çağrılarına alan açmalıdır.
Halkın Beklentisi: Sadece Halay Değil, Cesaret de Gerek
Van ve Hakkari halkı artık ağaların düğünlerde görünmesinden çok, barış süreçlerinde ses vermesini istiyor. Kan davası olan köylerde susan bir ağa, halkın hafızasında sadece bir figür olarak kalır. Unvan değil, tavır belirleyicidir.
Barışı kurmak, düğünlerdeki görkemli yürüyüşten çok daha fazlasını gerektirir. Düğünlerde halay başında olmak kolay, kan davasını bitirmek cesaret ister. Hakkari ve Van’da halk artık sadece izlemek değil, hesap sormak istiyor: "Ağalar, gerçekten ağa mısınız?"




