Soruşturmayı yürüten Dersim Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu, yaptığı açıklamada dosyanın titizlikle ele alındığını belirterek, “Her ihtimali yeniden değerlendirerek gece gündüz demeden çalıştık. Gerçeği ortaya çıkarmak bizim görevimiz” dedi.
Bu sadece bir dosya değil, vicdani bir sorumluluk
Başsavcı Cansu, süreci yalnızca mesleki bir görev olarak görmediğini vurgulayarak dikkat çeken ifadeler kullandı:
“Ben de bir anneyim. Bu dosyada kaybolan bir genç kızın yarım kalan hayatını ve cevap bekleyen bir ailenin acısını gördüm. Bu nedenle mesleki sorumluluğumun ötesinde vicdani bir yük hissettim. Bu kızımıza ne olduğunun ortaya çıkarılması gerektiğine inandım.”
Her detay tek tek incelendi
Cansu, adliye personeli ve JASAT ekipleriyle birlikte yürütülen çalışmalarda hiçbir detayın göz ardı edilmediğini belirtti. Teknolojik imkânların da etkin şekilde kullanıldığı soruşturmada tüm ihtimallerin yeniden masaya yatırıldığını ifade eden Cansu,
“Eğer bir cinayet söz konusuysa, bunu aydınlatmak adli makamların boynunun borcudur” diye konuştu.
15 şüpheli gözaltına alındı, tutuklamalar geldi
Yeniden başlatılan soruşturma kapsamında elde edilen yeni deliller doğrultusunda; “kasten öldürme”, “cinsel saldırı”, “delilleri yok etme”, “bilişim sistemlerine müdahale”, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” ve “suçu bildirmeme” gibi ağır suçlamalarla 15 şüpheli gözaltına alındı.
Soruşturma kapsamında aralarında dönemin Dersim Valisi Tuncay Sonel, oğlu Mustafa Türkay Sonel, eski polisler ve çeşitli kamu görevlilerinin de bulunduğu 12 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Adalet er ya da geç tecelli eder
Başsavcı Ebru Cansu, soruşturmanın kararlılıkla sürdürüleceğini vurgulayarak şu mesajı verdi:
“Cesaret dediğiniz şey, aslında adalet duygusunun ta kendisidir. Hangi dosya olursa olsun, adaletin peşini bırakmayacağız.”
Gülistan Doku dosyasında yaşanan bu yeni gelişmeler, yıllardır süren belirsizliğin sona ermesi adına umutları yeniden artırırken, kamuoyu sürecin nasıl sonuçlanacağını yakından takip ediyor.




