Hakkâri, tarihinin en renkli ve en kapsamlı gastronomi şölenine ev sahipliği yaptı. “Doğanın Kalbinde, Lezzetin İzinde” sloganıyla hayata geçirilen Yöresel Ot Festivali, doğa, lezzet ve kültürün harmanlandığı eşsiz bir buluşmaya dönüştü. Festival; yalnızca bir yemek etkinliği değil, aynı zamanda bir kalkınma, eğitim ve kültürel miras şöleniydi.

Valilik himayelerinde, İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda ve Vali Ali Çelik’in katılımlarıyla düzenlenen festival; doğayla iç içe, halkla iç içe ve gelenekle iç içe bir atmosfer sundu. Etkinlik, eğitimle yerel kalkınmanın ne denli güçlü bir bağ kurabileceğini gösteren örnek bir organizasyon olarak hafızalara kazındı.

Festivalin en dikkat çeken yönü, Hakkâri’nin zengin florasından toplanan 50’den fazla şifalı otun, öğrenciler ve usta öğreticiler tarafından nefis yemeklere dönüştürülmesiydi. 100’ün üzerinde geleneksel yemeğin sergilendiği stantlar, ziyaretçilerin damağında unutulmaz tatlar bıraktı. Mehmet Akif Ersoy Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, TOBB Mesleki Eğitim Merkezi ve Halk Eğitimi Merkezi öğrencileri, hazırladıkları özgün sunumlarla festivale damgasını vurdu.

Festival alanındaki tüm stantları tek tek ziyaret eden Hakkâri Valisi Ali Çelik, yaptığı konuşmada duygularını şu sözlerle ifade etti: “Çukurca Organik Tahini’miz başta olmak üzere, 9 yöresel yemeğimiz, 16 kilimimiz ve Yüksekova Çirek peynirimiz tescillenmiştir. Bu, Hakkâri için büyük bir gurur. Hakkâri’miz gerçekten muhteşem bir gastronomiye, tarihi hazineye ve doğal güzelliklere sahip. Bu değerleri dünyaya tanıtmak boynumuzun borcudur.” Vali Çelik, bu çalışmaların kentin turizmine ciddi katkılar sunacağını vurgularken, coğrafi işaret için sırada bekleyen pek çok ürün olduğunu da müjdeledi.

Ziyaretçiler, coğrafi işaret almış otlu peynir, keledoş, tırşka çeliya, kris ve doğaba gibi yöresel lezzetlerin yapım süreçlerine birebir tanıklık etti. Yiyecek ve İçecek Hizmetleri Öğretmeni Şükrü Gürses, bu ürünlerin kültürel ve gastronomik değerini anlatarak büyük takdir topladı.

Festival sadece yemek değil, tam anlamıyla bir kültür şöleni oldu. Halk oyunları, müzik dinletileri, ot temalı atölyeler ve geleneksel çadırda gerçekleşen ikramlar büyük ilgi gördü. Katılımcılar, doğanın sunduğu güzellikler içinde unutulmaz anlar yaşadı.
Vali Çelik, konuşmasının devamında şu sözlerle Hakkâri’nin geleceğine dair umut verdi: “Artık üretimle, eğitimle ve kültürle anılan bir Hakkâri inşa ediyoruz. Hakkâri, yalnızca doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda binlerce yıllık kültürü ve üretim potansiyeliyle Türkiye’nin yükselen değeri olma yolunda hızla ilerlemektedir.”
Yöresel Ot Festivali; eğitim kurumlarının yerel değerlere sahip çıkması, geleneksel bilgilerin kuşaktan kuşağa aktarılması ve turizmin desteklenmesi açısından büyük önem taşıdı. Hakkâri, bu festivalle birlikte gastronomi alanında Türkiye’nin dikkat çeken merkezlerinden biri olabileceğini bir kez daha kanıtladı.
Festival sonunda, Vali Ali Çelik, bu organizasyonların gelenekselleştirilmesi adına çalışmaların devam edeceğini belirtti. Hakkâri; doğasıyla, kültürüyle ve mutfağıyla Türkiye’nin parlayan yıldızı olmaya kararlı.




