Yüksekova’daki Özgürlük Meydanı’nda gerçekleştirilen açıklamaya kayıp yakınları, insan hakları savunucuları, DEM Parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Etkinlikte, yıllardır kayıp olan kişilerin akıbetinin açıklanması ve sorumluların yargı önüne çıkarılması çağrısı yapıldı.
“30 Yıldır Süren Adalet Arayışı”
Basın açıklamasını İHD Hakkâri Şubesi Eş Başkanı Ozan Akbaş okudu. Açıklamada, 24 Mayıs 1994 tarihinde Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde gözaltına alındıkları belirtilen Selim Örhan, Hasan Örhan ve Cezayir Örhan’ın dosyasının halen aydınlatılamadığı vurgulandı.
Açıklamada, ailelerin o dönem birçok karakol ve resmi kuruma başvurduğu ancak gözaltı kayıtlarında isimlerine ulaşılamadığı gerekçesiyle etkili bir soruşturma yürütülmediği ifade edildi.
Köy Operasyonları ve Gözaltı İddiaları
İHD’nin açıklamasında, 1994 yılında Kulp ilçesine bağlı Deveboyu Mezrası’nda düzenlenen askeri operasyonlar sırasında köylülerin toplandığı, bazı evlerin ateşe verildiği ve ardından gözaltı işlemlerinin gerçekleştirildiği belirtildi.
Selim Örhan (46), Hasan Örhan (40) ve Cezayir Örhan’ın (17) gözaltına alındığı kaydedilirken, tanık ifadelerinde bazı kişilerin farklı karakollarda tutulduğuna dair iddiaların bulunduğu ancak resmi makamların bu bilgileri doğrulamadığı aktarıldı.
AİHM Türkiye’yi Sorumlu Tutmuştu
Kulp Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, gözaltı kayıtlarına ulaşılamadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği belirtildi.
Ailelerin başvurusu sonrası dosyanın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşındığı ifade edilirken, AİHM’in 6 Kasım 2002 tarihinde Türkiye’yi Örhan ailesi üyelerinin gözaltında kaybedilmesinden sorumlu tuttuğu hatırlatıldı.
2003 yılında Selim ve Hasan Örhan’a ait olduğu belirtilen kemiklerin bir toplu mezarda bulunduğu aktarılırken, Cezayir Örhan’dan ise halen haber alınamadığı ifade edildi.
Mektup Okundu, Oturma Eylemi Yapıldı
Etkinlik kapsamında Selim Örhan’ın oğlu Adnan Örhan tarafından gönderilen mektup da okundu. Avukat Eren Baskın tarafından seslendirilen mektupta, yıllardır süren adalet mücadelesine dikkat çekildi.
Mektupta, kayıpların akıbetinin ortaya çıkarılması, sorumluların yargılanması ve hakikat komisyonu kurulması çağrısı yapıldı.
Basın açıklamasının ardından katılımcılar meydanda 1 dakikalık oturma eylemi gerçekleştirdi.