Bartin, çiftçinin artan maliyetler, borç yükü ve yanlış politikalar nedeniyle üretimden çekildiğini belirterek, “Türkiye tarımı tarihsel bir çöküşün içine sürüklenmiştir” dedi.
Konuşmasında Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine dikkat çeken Bartin, tarım sektörünün bankalara olan borcunun 2025 yılı itibarıyla 1 trilyon 110 milyar TL’ye ulaştığını söyledi. Takibe düşen borç miktarındaki ciddi artışa vurgu yapan Bartin, üreticinin ekonomik baskı altında ezildiğini ifade etti.
Artan akaryakıt fiyatlarının çiftçiyi üretimden uzaklaştırdığını belirten Bartin, “Mazotun litre fiyatı 68 lirayı aşmış durumda. Çiftçi artık traktörünü çalıştırmakta zorlanıyor. Köyler boşalıyor, gençler toprağını terk ediyor” dedi.
Hayvancılık alanında da ciddi sorunlar yaşandığını dile getiren Bartin, Türkiye’nin et ve canlı hayvan ithalatına milyarlarca dolar ödediğini ifade ederek, yerli üreticinin yeterince desteklenmediğini savundu. Şap hastalığı ve buzağı ölümleri gibi sorunların hâlâ çözülemediğini belirten Bartin, mevcut tarım politikalarının üreticiyi korumaktan uzak olduğunu söyledi.
“Bölge İlleri Bilinçli Şekilde Üretimden Koparılıyor”
Konuşmasında Hakkâri, Van, Şırnak ve Ağrı gibi bölge illerine özel vurgu yapan Bartin, Türkiye’deki çayır ve mera varlığının önemli bölümünün bu bölgelerde bulunduğunu ancak hayvancılığın ciddi bir gerileme yaşadığını ifade etti.
Mera alanlarının yıllar içinde büyük ölçüde azaldığını belirten Bartin, güvenlik gerekçeleriyle uygulanan yasakların üreticinin hayvanlarını meralara çıkarmasını engellediğini savundu. Tarım arazilerinin betonlaşma, enerji projeleri ve madencilik faaliyetlerine açıldığını öne süren Bartin, “Toprağını kaybeden halklar geleceğini de kaybeder” ifadelerini kullandı.
Bartin, konuşmasının sonunda küçük üreticinin desteklenmesi, yerel tohumun korunması ve ekolojik yaşamın merkeze alınması gerektiğini belirterek mevcut politikaların değişmemesi hâlinde hem tarımsal üretimin hem de toplumsal huzurun zarar göreceğini söyledi.





