Bartın, Akın Gürlek tarafından yazılı olarak cevaplandırılması istemiyle TBMM Başkanlığı'na kapsamlı bir soru önergesi sundu.

Önergede, yaklaşık 32 yıldır cezaevinde bulunan Hüseyin Bilecan'ın infaz süresini tamamlamasına rağmen tahliyesinin, İdare ve Gözlem Kurulu kararlarıyla iki yılı aşkın süredir üç ila altı aylık periyotlarla ertelendiği iddialarına dikkat çekildi. Bartın, bu uygulamanın infaz hukukunun temel ilkeleriyle bağdaşmadığını savunarak, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerinin zedelendiğini ifade etti.

Milletvekili Bartın, Bilecan'ın ağır sağlık sorunları yaşadığı, cezaevinde mide kanaması geçirdiği ve sağlık durumunun giderek kötüleştiği yönündeki iddiaların kamuoyunda ciddi endişe yarattığını belirtti. Ayrıca Bilecan'ın ailesine aktardığı öne sürülen, "Burada ölmeden seni bırakmayacağız." şeklindeki ifadelerin doğru olması halinde bunun yaşam hakkı ve kötü muamele yasağı açısından derhal soruşturulması gereken son derece ciddi bir iddia olduğunu vurguladı.

Önergede, tahliye erteleme kararlarının hangi objektif kriterlere dayandırıldığı, kararların gerekçeli şekilde mahpusa ve avukatlarına tebliğ edilip edilmediği, son beş yıldaki sağlık durumu, hastane sevkleri ve tedavi süreçleri hakkında ayrıntılı bilgi talep edildi.

Hakan Yiğit, AK Parti Ankara İl Teşkilat Koordinatörlüğüne Getirildi
Hakan Yiğit, AK Parti Ankara İl Teşkilat Koordinatörlüğüne Getirildi
İçeriği Görüntüle

Bartın ayrıca, son beş yıl içinde İdare ve Gözlem Kurulları tarafından tahliyesi ertelenen mahpus sayısını, bunlardan kaçının hasta mahpus olduğunu ve bu kurulların mevcut yapısının değiştirilmesi ya da özgürlüğü kısıtlayıcı yetkilerinin kaldırılmasına yönelik herhangi bir yasal çalışma bulunup bulunmadığını da Bakanlığa sordu.

Soru önergesinde, Hüseyin Bilecan'ın ailesinin uzun süredir hukuki belirsizlik, ekonomik yük ve aile bütünlüğünün zedelenmesi nedeniyle mağduriyet yaşadığı yönündeki iddiaların araştırılıp araştırılmadığı da gündeme getirildi. Bartın, ağır hasta mahpusun yaşam hakkının korunması amacıyla sağlık durumunun bağımsız sağlık kurulları tarafından yeniden değerlendirilmesi, kamuoyuna yansıyan tehdit ve kötü muamele iddialarının etkili şekilde soruşturulması ve gerekli görülmesi halinde tahliye sürecinin hızla işletilmesi yönünde Bakanlığın atacağı adımların açıklanmasını istedi.

Hazırlanan önergeyle birlikte, hasta mahpusların durumu, İdare ve Gözlem Kurullarının uygulamaları ve infaz sistemine ilişkin tartışmalar bir kez daha Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin gündemine taşınmış oldu.