Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde sürdürülen 8. Dönem Toplu Sözleşme Nöbeti’nin dördüncü gününde, Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Sekreter Yardımcısı ve Genç Eğitim Sendikası Genel Başkanı Mehmet Fatih Arslan bir basın açıklaması yaptı.

Basın açıklamasında, toplu sözleşme sürecinin yalnızca maaş artışlarıyla sınırlı tutulmaması gerektiğini vurgulayan Arslan, yıllardır görmezden gelinen yapısal sorunlar ve adaletsizliklerin masaya yatırılması gerektiğini söyledi.

“Bu süreci kuru pazarlıklarla değil, gerçek bir emek mücadelesi olarak görüyoruz. Sözle değil, eylemle; vaatle değil, alın terimizin hakkıyla buradayız,” diyen Arslan, kamu çalışanlarının taleplerini madde madde sıraladı.

Genç Eğitim Sendikası’nın öne çıkan talepleri şu şekilde:

Üniversite idari personelinin aile birliğinin korunması ve tayin hakkının anayasal güvence altına alınması,

Yardımcı Hizmetler Sınıfı’nın kaldırılması ve çalışanların teknik ya da genel idare sınıfına geçirilmesi,

Öğretmenlerin mesleki itibarsızlıktan kurtarılması, ek ders ücretlerinin artırılması, adil ve kapsayıcı bir Öğretmenlik Meslek Kanunu hazırlanması, mülakat sisteminin kaldırılması,

Okul hemşireleri ve fizyoterapistlerin güvenli istihdam ve yasal statü taleplerinin karşılanması,

Hakkâri Bağışlı Bölgesindeki Heyelan ve Berçelan Alternatif Yolunun Acil Gerekliliği
Hakkâri Bağışlı Bölgesindeki Heyelan ve Berçelan Alternatif Yolunun Acil Gerekliliği
İçeriği Görüntüle

Koruma ve güvenlik görevlilerine yönelik “özel” ibaresinin kaldırılması, görev tanımlarının ve sosyal haklarının yeniden düzenlenmesi,

Akademik ve teknik personelin liyakate dayalı, kadrolu ve adil koşullarda istihdam edilmesi.

Ayrıca Arslan, memurların temel ekonomik beklentilerini de dile getirdi. Genç Eğitim Sendikası olarak göstermelik %10-15 zamların yeterli olmadığını vurgulayan Arslan, seyyanen artış, gelir vergisinin %15’e sabitlenmesi, emekli maaşlarının insanca yaşamı karşılayacak düzeye çekilmesi ve 3600 ek göstergenin tüm kamu çalışanlarını kapsaması gerektiğini ifade etti.

Yetkili konfederasyona da tepki gösterdi

Arslan, toplu sözleşme masasında yetkili olan konfederasyonun kamu çalışanlarının büyük çoğunluğunu temsil etmediğini belirterek, “Yetkili konfederasyon, memurların %75’inin tercih etmediği bir yapıdır. Buna rağmen masada oturuyor ve dayanışma aidatı adı altında kendisine üye olmayan memurlardan kesinti yapılmasını istiyor,” dedi.

Toplu sözleşme masasının tüm kamu emekçilerinin ortak değeri olduğunu vurgulayan Arslan, sendikacılığın tekelleşmesine karşı mücadele edeceklerini ifade etti.

Son olarak Arslan, nöbetin sembolik bir bekleyiş olmadığını belirterek, “Bu nöbet bir simit bir çayla sürdürülen sembolik bir bekleyiş değil, onurlu bir yaşamın kararlı direnişidir. Masada yetki değil, cesaret konuşmalı,” dedi.