Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin TBMM’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlediği kadın grup toplantısında gündeme ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Hem bölgesel gelişmelere hem de Türkiye’deki demokratikleşme tartışmalarına değinen Hatimoğulları, özellikle İran’a yönelik saldırılar ve Kürt meselesine ilişkin değerlendirmeleriyle dikkat çekti.

“İran’ın Kaderini İran Halkları Belirlemeli”

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını sert sözlerle eleştiren Hatimoğulları, savaşın bölgeyi daha büyük bir kaosa sürüklediğini savundu. İran’da bir kız okulunun bombalandığını ve çok sayıda çocuğun hayatını kaybettiğini belirten Hatimoğulları, “Kadınlar ve çocuklar erkek egemen savaş politikalarının bedelini ödüyor. Bu saldırıları kadınlar olarak şiddetle kınıyoruz” dedi.

Ortadoğu’daki çatışmaların emperyal güçlerin bölgeyi yeniden dizayn etme hamlesi olduğunu öne süren Hatimoğulları, çözümün askeri müdahalede değil demokratik dönüşümde olduğunu ifade etti.

“İran’ın kaderini İran halkları belirler. Kürtler, Azeriler, Beluciler ve Farslar kendi geleceklerine kendileri karar vermelidir. ABD ve İsrail saldırılarına derhal son vermeli, taraflar ateşkes ilan ederek müzakere masasına dönmelidir. Çözüm savaşta değil, demokratik İran Cumhuriyeti’nin inşasındadır” diye konuştu.

“Epstein Dosyası Patriyarkal Sistemi İfşa Etti”

Konuşmasında kamuoyunda “Epstein dosyaları” olarak bilinen skandala da değinen Hatimoğulları, bu sürecin erkek egemen kapitalist düzenin karanlık yüzünü açığa çıkardığını savundu. Dosyada Türkiye’den bazı isimlerin geçtiğini iddia eden Hatimoğulları, söz konusu kişiler hakkında henüz bir soruşturma başlatılmamasını eleştirerek, “Bu utanç vericidir. Belgelerde adı geçen herkes hakkında acilen soruşturma açılmalıdır” dedi.

“Demokratik Entegrasyon Tarihi Bir Eşik”

Hatimoğulları, ayrıca Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihinde yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”nın yıldönümüne ilişkin Ankara’da düzenlenen toplantıyı da değerlendirdi. Sürecin “demokratik entegrasyon” aşamasına girdiğini belirten Hatimoğulları, bunun Cumhuriyet’in kuruluş süreci kadar önemli bir eşik olduğunu ifade etti.

Şiddete dayalı siyasetin sona ermesi gerektiğini savunan Hatimoğulları, yeni dönemin demokratik toplum ve hukuk temelinde inşa edilmesi gerektiğini söyledi.

“Öcalan’ın Statüsü Yasal Güvenceye Alınmalı”

Hatimoğulları, Kürt meselesine ilişkin çözümün yalnızca Kürtler için değil, Türkiye’nin bütünü için demokratikleşme anlamı taşıdığını belirtti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmasını isteyen Hatimoğulları; kayyım atanan belediyelerin seçilmiş yöneticilere iadesi, hasta tutukluların tahliyesi ve infaz yakmaların son bulması çağrısında bulundu.

Öcalan’ın koşullarının yasal düzenlemeyle güvence altına alınması gerektiğini savunan Hatimoğulları, somut adımlar atılmadıkça toplumsal güvenin zedelendiğini dile getirdi.

Diyarbakır’daki Newroz kutlamasında Öcalan’ın mesajı okundu
Diyarbakır’daki Newroz kutlamasında Öcalan’ın mesajı okundu
İçeriği Görüntüle

Üç Başlıkta Demokratikleşme Çağrısı

Hatimoğulları, sürecin ilerlemesi için üç temel başlık önerdi:

  • Eşit yurttaşlık temelinde demokratik cumhuriyet hukuku
  • Yerel demokrasinin güçlendirilmesi
  • Siyasi ve toplumsal örgütlenme özgürlüğünün genişletilmesi

Yerel demokrasinin tüm Türkiye için ihtiyaç olduğunu belirten Hatimoğulları, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nın yol gösterici olabileceğini ifade etti.

“8 Mart Ruhuyla Alanlardayız”

Konuşmasının sonunda 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne vurgu yapan Hatimoğulları, kadınların barış ve eşitlik mücadelesinin merkezinde olmaya devam edeceğini söyledi.

“Emeğimiz, bedenimiz, kimliğimiz bizimdir. 8 Mart ruhuyla alanlarda olacağız” diyen Hatimoğulları, kadınların demokratik toplum mücadelesini büyüteceklerini belirtti.